KOCA YÜREKLİ BAŞKAN

Kanser Savaşçısı Olcay Senem defalarca kanseri yendi, hastalık her seferinde tekrar etti ama o pes etmedi. Korana virüs nedeniyle yaşanan Pandemi sürecinde ise ayrıca zorluklar yaşadı.

“Kanser olup da kanserden değil çaresizlikten yokluktan ölen insanlar gördüm. Sokakta banklarda yatan insanlar gördüm." diyen kanser hastası Olcay Senem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a teşekkür etti.

“Misafirhanelerde kalıyorum, değiştirmek zorundasın çünkü belli süre sonra kalamıyorsunuz. Misafirhanelerde bir ay bilemedin iki ay kalabiliyorsunuz.

Ama daha uzun kalmak zorundayım. Pandemi başlayınca hiçbir misafirhane kabul etmedi. Ne yapacağım, nerede kalacağım.

Sosyal medyadan Mansur Yavaş’a ulaştık, onun talimatıyla kalacak yerim oldu. Dedi ki, kanser hastaları bundan böyle misafirhanelerde kalabilecek dedi. Kalacak yer dışında özellikle lokantalar kapalı olduğunda sorun yaşadım.

Misafirhanede kaldığım için diyete uygun beslenmede sıkıntı çektim. Yiyecek bulamadım.”  
Kanserin pahalı ve sürekli mücadele gerektiren bir hastalık olduğunu belirten Olcay Senem Kars’tan niye Ankara’ya gelmek zorundayım diye sordu ve şöyle devam etti: 
“Kanser artık grip gibi olmuş, o kadar yaygın ki benim söylememe gerek yok, bunu herkes biliyor. O zaman her yerde kanser hastaneleri olmak zorunda.

Ben şanslıyım ama destek bulamayan insanlar gördüm. Niye Mansur Yavaş gibi Haluk Levent gibi Üstün Ezer gibi bir insanlar yok, LÖSEV gibi kuruluşlar yok? Gariban kanser hastalarına el uzatılsın. Çünkü ben çaresizlikten pes edip, ölen insanlar gördüm.

Kanserli olup da kanserden değil çaresizlikten, yokluktan ölen insanlar gördüm. Sokakta banklarda yatmak zorunda kalan insanlar gördüm. O yüzden Haluk Levent’e, Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum.”
Olcay Senem’in taciz davası ile hukuk mücadelesi ise sürüyor. Senem, “Tacize uğradıktan sonra şikayetçi oldum, sürüldüm, baskı gördüm” dedi ve şöyle devam etti: 
“O süreçte yemek yiyemiyorum, uyuyamıyorum, zayıflıyorum, kullandığım antidepresanlar beni kanser etti. Kanser teşhisi kondu, izin alıp da tedavi olmak için bile mücadele etmek zorunda kaldım, başta izin vermediler.

Kültür Bakanlığı yetkilileri tarafından işten atılmakla tehdit edildim. Sosyal medyada hakkımı aradım, orada da on kişi inansa yirmi kişi taşlıyor. Türkiye’de kadının tacize uğradım demesi kolay değil.

Ama yılmadım, hakkımı aradım yeniden müfettiş tayin edildi. Adam görevden alındı, ben işime döndüm. Yargı süreci devam ediyor. Pandemi aksattı." dedi.