ÖNCE ADAM OLMAK LAZIM GELİR !

Yurdabak açıklamasında; "Her yiğidin bir yoğurt yeme şekli vardır.   Kimisi kendi kaşığıyla yer yoğurdu kimisi başkasının kaşığıyla.     Konu siyaset olduğunda da bu böyledir !     Millet yanmasın diye kendini ateşe atanların davası olması gereken siyaset , ne yazık ki ; milleti ve değerlerini yakıp , kendisini kurtarma gayreti içerisine düşen zavallıların hamaset yaptıkları bir alana dönüşebiliyor..     Yanlışlar ifade edildiğinde ise , doğruyu söyleyenler ya üslup hatası ile ya da gerilim siyaseti yapmakla itham edilmekten kendilerini muhafaza edemiyorlar..     Hatta zaman zaman öyle bir noktaya geliniyor ki; doğruyu söylemenin üslubundan dem vuranlar, yanlışı, en galiz, en çirkin kelimelerle, gıybet ve iftira ile harmanlamak suretiyle ifade etmekten geri durmuyorlar !     Gerilim Siyaseti konusunu açmakta fayda mülahaza ediyorum.     Şöyle ki ;     - Hutbeden sorduğu soruya cevaben ‘’ Sen Hak’tan ve Adaletten ayrılırsan , seni kılıcımla düzeltirim Ya Ömer ! ‘’ diyen sahabe GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU ?     - Bedir Savaşı öncesinde Allah Rasulü’nün orduyu konuşlandırdığı yeri, savaş taktikleri açısından uygun bulmayarak ; ‘’ Burası yanlış yer ya Resulallah , Bedir Kuyularının bulunduğu yere gidelim ‘’ diyen Hubab GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU ?     - ‘’Silahınız paslanıyorsa biliniz ki, imanınızda paslanıyor demektir . İman sahibi kişi asla haksızlığa sabretmez’’ diyen Selahaddin-i Eyyubi GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU ?     - ‘’Tut ki Ali’den miras kaldı sana Zülfikar , sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar ‘’ diyen Mevlana Celaleddin-i Rumi GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU ?     - ‘’En büyük Cihad , zalimin karşısına geçip sen Haksızsın demektir ‘’ diyen Hazreti Hüseyin GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU ?   - “Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır “ diyen peygamber efendimiz GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU ?   - Haksızlıklar karşısında eğilmeyiniz , zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz “ diyen Hazreti Ali GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU?   - Milli Güvenlik kurulu toplantısında ileri geri laflar etme cür-eti gösteren paşaya “KES LAN “ diyen Recep Tayyip Erdoğan GERİLİMDEN Mİ BESLENİYORDU ?   Laf uzar gider ancak işin özeti şudur ki ; olması gereken yerde , olması gereken şekliyle , olması gerekeni ifa etmek , ne gerilim siyasetidir, ne de gerilimden beslenmektir. Bilakis , sorumluluğun ve dava adamlığının taa kendisidir. Salt beslenme konusuna gelince , KİMİN NEREDEN VE NASIL BESLENDİĞİ DE BUDUNCA MALUMDUR!   Tükürdüğünü yalayabilme pişkinliği de,

 

Yalana dolana kuyruk takabilme zanaatı da,   Utanmayı atabilme arsızlığı da,   Dün ayı dediklerine bugün dayı diyebilme yüzsüzlüğü de bir çeşit BESLENME biçimidir.   Aliya İzzet Begoviç’in ifadesiye , Allah insanları hayvanlardan farklı olarak, iki ayak üzerinde yürüyebilecek şekilde imtiyazlı yaratmıştır. Ama kimileri bu imtiyazı kullanmıyorsa yapılabilecek çok da fazla bir şey yoktur.   Dava adamlığı meselesine gelince,   Dava öğretilebilir bir olgudur !   Adamlık ise ; başka bir şeydir, ya vardır ya yoktur, öğretilemez...   Dava adamlığı için önce Adam olmak lazım gelir !   Adam olamayanlardan, Dava Adamı da olmaz.   Vesselam."dedi.